Ticari Hayat Gazetesine Kekemelik ile yapılan Röportajımız…

Ticari Hayat Gazetesine Kekemelik ile yapılan Röportajımız…

Burak Balcı;

Kekemelik sorununa kökten çözüm

Kekeme hastaların yaşadıkları konuşma sorunlarını profesyonel eğitim kadrosuyla yendiklerini ifade eden Funda Gökçe, 13 gün gibi kısa bir sürede kekemeliğe son verdiklerini söyledi.

Her yaştan kişilere eğitim verdiklerini ve programlarında bir yaş kısıtlaması olmadığını kaydeden Gökçe sözlerine şu şunları söyledi:
“Hepimizin bildiği gibi kekemelik önemli bir hastalık. Kekemelik, kelime anlamı olarak ‘Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç olarak tabir edilmektedir. Bu hastalık, kişinin tekrar kekeleme kaygısı ile konuşma sesi, sözcük, hece ya da cümleciklerin irkilme, uzatma, patlatma, yinelemeler ve zaman zaman bunların yanında bir takım yüz, el, kol ve vücut devinimleri gibi belirtilerle konuşmanın ritim ve akıcılığında oluşturduğu iletişim bozukluğudur. Akıcı konuşmada ritim ve zamanlama büyük önem taşır. Hız, vurgulama ve doğru yerde duraklamalar açısından farklılıklar olsa da akıcı konuşmada sözcükler ve sözcük grupları kendiliğinden akar. Akıcılıkta ortaya çıkan bozukluklar, uygun olmayan duraklamalar, tekrarlar ve benzer problemler konuşmanın doğal akışını etkiler. Artık, kişinin ne konuştuğundan çok nasıl konuştuğu dikkat çekmeye başlar. Konuşan kişi de dinleyenler gibi durumu fark ettiğinde, konuşma güçlüğüne korku ve endişe de eşlik eder. Bu durumda konuşma güçlüğü daha çok perçinlenmekle birlikte, kişinin daha çok takılmasına hatta bazı durumlarda belirgin yüz ve vücut hareketleri konuşma çabası ile birlikte tikler de görülebilir. Biz uzman kadromuzlar insanların yaşadığı bu sorunu çözüyoruz. Bu anlamda artık kekeme hastalar için çözüm daha kolay.”

13 günde kekeme hastaları iyileştiriyoruz
İki hafta gibi kısa bir sürede kekeme hastaların sorunlarına çözüm bularak hastaları iyileştirdiklerini kaydeden Gökçe sözlerine şu şekilde devam etti:
“Bizim buradaki temel amacımız kekeme olan hastalarımızı kısa süre içerisinde sosyal hayata adapte etmektir. Sonuç olarak kekeme bir hasta sorunlarını ifade etme konusunda sıkıntılar yaşadığı için kendisini sosyal yaşamdan soyutlama yoluna gidiyor. Dalga geçilme korkusu bunalıma ve üzüntüye neden olabiliyor. Biz, uzman kadromuzla birlikte kekeme olan hastalarımızı 13 günde tedavi ediyor ve konuşmasına akıcılık kazandırabiliyoruz. Eğitimlerimizde 2 günlük ücretsiz bir seans da var. Bunun yanında eğitimlerimiz için 6 ay gibi bir süre de garanti veriyoruz.
Personelimizi arasında bir Odyometrist (İnsanların işitme bozukluğunun derecesini çeşitli testler yardımı ile saptayan ve hastanın durumuna göre işitme cihazı ihtiyacını belirleyen ve uygulayan, gerekli durumlarda konuşma tedavisi veren kişi…) de bulunuyor. Ayrıca kurumumuzda çocuk gelişimi uzmanlarını da istihdam ediyoruz. Ekibimiz tamamen profesyonellerden oluşuyor ve biz konuda iddialıyız.  Art-Kem Artikülasyon, Kekemelik Danışma Merkezi olarak bireylere yaşamın sorumluluğunu eline alan farkındalığı yüksek, kendine ve potansiyeline inanan ve bunu sevgi ile iletişim kurarak kullanmayı başaran kişiler olma yolculuğunda yol arkadaşlığı ederken, deneyimli eğitmen kadromuzla doğru iletişim kurarak hayata yeni bir pencereden bakmanızı sağlıyoruz.”

Doğru yöntemle hastalık tedavi edilebilir
Kekemelik ve tutukluğun doğru yöntemler kullanılarak tedavi edilebileceğini kaydeden Gökçe, “Tutukluluk yaşayan bireyler kelimenin ilk hecelerini söylemekte zorluk yaşarlar. Özellikle ilk sesli sesli harf ile başlayan kelimeler onlar için tam bir kâbusa dönüşebilir. Tutukluluk genel olarak iki ana başlık altında toplayabiliriz: Heyecan durumuna göre değişkenlik gösteren tutukluluk ve hızlı konuşmaya bağlı olarak ortaya çıkan tutukluluk… Heyecan durumuna bağlı olarak değişkenlik gösteren tutukluluk problemi yaşayan bireyler genel olarak günlük hayatlarında konuşma esnasında problem yaşamazken, kendini tedirgin ve güvende hissetmediği durumlarda öğretmen veya amiri ile görüşürken tutukluluk problemi ile yüz yüze kalabilirler. Hızlı konuşmaya bağlı olarak ortaya çıkan tutukluluk problemi kişinin nefesini doğru kullanamamasına bağlı olarak ortaya çıkar. Aynı zamanda artikülasyon (harf eksikliği) problemine bağlı olarak da ortaya çıktığı gözlemlenmiştir. Beyinlerinde kelimeleri ya da cümleleri toparlayamayan bu bireyler nefes kontrolünde sorun yaşayabilmekle birlikte, konuşmaya başlamadan evvel nefesin tamamının boşatılması ya da nefesi doğru kullanamamasından kaynaklı sorun yaşarlar.
Bu problemi yaşayan bireylerde iletişim kurmak istememekle birlikte konuşmayı kısa tutarak iletişimi sonlandırma eğilimi içerisindedirler. Son olarak doğru ve etkili bir eğitimle tamamen ortadan kaldırabilen bu konuşma bozukluğu ileride kekemelik ve tikli kekemelik olarak karşınıza çıkabilir”  ifadelerini kullandı.
Konuşmanın sonradan öğrenilen bir özellik olduğunu belirten Gökçe, “Konuşma, doğuştan gelen bir yetenek değildir, sonradan öğrenilir. Erken çocukluk döneminde bazı çocuklarda pelteklik görülebilir” dedi.
Gökçe, peltekliğin kişide herhangi bir fiziksel bozukluk yok ise ağız içi kaslardaki tembelliğin giderilmesi ve kelimenin ve harfin doğru çıkarılışının öğrenilmesi ile sorunun ortadan kaldırılabileceğini belirtti.