Tutukluk

Tutukluluk yaşayan bireyler kelimenin ilk  hecelerini söylemekte zorluk yaşarlar. Özellikle ilk sesli sesli harf ile başlayan kelimeler onlar için tam bir kabusa dönüşebilir.

Tutukluluk genel olarak iki ana başlık altında toplayabiliriz.

  • Heyecan durumuna göre değişkenlik gösteren tutukluluk,
  • Hızlı konuşmaya bağlı olarak ortaya çıkan tutukluluk.

Heyecan durumuna bağlı olarak değişkenlik gösteren tutukluluk problemi yaşayan bireyler genel olarak günlük hayatlarında konuşma esnasında problem yaşamazken, kendini tedirgin ve güvende hissetmediği durumlarda(Öğretmen yada amiri ile görüşürken) tutukluluk problemi ile yüz yüze kalabilirler.

Hızlı konuşmaya bağlı olarak ortaya çıkan tutukluluk problemi kişinin nefesini doğru kullanamamasına bağlı olarak ortaya çıkar.

Aynı zamanda artikülasyon (harf eksikliği) problemine bağlı olarak da ortaya çıktığı gözlemlenmiştir.

Beyinlerinde kelimeleri yada cümleleri toparlayamayan bu bireyler nefes kontrolünde sorun yaşayabilmekle birlikte, konuşmaya başlamadan evvel nefesin tamamının boşatılması yada nefesi doğru kullanamamasından kaynaklı sorun yaşarlar.

Bu problemi yaşayan bireylerde iletişim kurmak istememekle birlikte konuşmayı kısa tutarak iletişimi sonlandırma eğilimi içerisindedirler.

Dil Tutukluğu

Dil tutukluğu bir hastalık olmamakla birlikte vücudun çevreye karşı verdiği bir tepki olarak tanımlanır. Travmalar sonucu bazen dil tutukluğu gerçekleşebilir. Dilde tutukluk anında cümleler tam kurulamaz ve kekelemeler meydana gelir. Kısacası konuşmada tutukluk korku heyecan panik durumlarında anlık olarak meydana gelir.

Son olarak doğru ve etkili bir eğitimle tamamen ortadan kaldırabilen bu konuşma bozukluğu ileride kekemelik ve tikli kekemelik olarak karşınıza çıkabilir.