Kekemelik

Kekemelik, kelime anlamı olarak ‘Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç. ‘olarak tabir edilmektedir.

Kekemelik, kişinin tekrar kekeleme kaygısı ile konuşma sesi, sözcük, hece ya da cümleciklerin irkilme, uzatma, patlatma, yinelemeler ve zaman zaman bunların yanında bir takım yüz, el, kol ve vücut devinimleri gibi belirtilerle konuşmanın ritim ve akıcılığında oluşturduğu iletişim bozukluğudur.

Akıcı konuşmada ritim ve zamanlama büyük önem taşır. Hız, vurgulama ve doğru yerde duraklamalar açısından farklılıklar olsa da akıcı konuşmada sözcükler ve sözcük grupları kendiliğinden akar. Akıcılıkta ortaya çıkan bozukluklar, uygun olmayan duraklamalar, tekrarlar ve benzer problemler konuşmanın doğal akışını etkiler.

Artık, kişinin ne konuştuğundan çok nasıl konuştuğu dikkat çekmeye başlar. Konuşan kişi de dinleyenler gibi durumu fark ettiğinde, konuşma güçlüğüne korku ve endişe de eşlik eder. Bu durumda konuşma güçlüğü daha çok perçinlenmekle birlikte, kişinin daha çok takılmasına hatta  bazı durumlarda belirgin yüz ve vücut hareketleri konuşma çabası ile birlikte tikler de görülebilir.

İLKOKUL ÇOCUKLARI

İLKOKUL VE KEKEMELİK

Sınıf içerisinde kekemelik problemi yaşayan öğrenciniz var ise; öncelikli olarak mutlaka bir uzmandan destek almanız ve özellikle konuşma problemi yaşayan çocukların diğer yaşıtlarına göre daha hassas oldukları gerçeği unutulmamalıdır.

İlköğretim çağında artık kalıcı kekemelikten bahsetmek mümkündür. Bu problemler genellikle tekrarlamalar (ses, hece bazı durumlarda kelime) görülebileceği gibi, özellikle kelime başlarında nefes blokları, konuşmaya başlarken güçlükler ve streste de eşlik edebilir.

Sınıf içerisinde nasıl davranmanız gerektiğine gelince; bunun cevabı çocuktan alınmalıdır.

Konuşma problemi yaşayan çocuklar genellikle

  • Oyun esnasında ve arkadaşlarıyla birlikteyken saldırgan yada içe kapanık davranışlar sergiliye bilir
  • Sınıf içerisinde sorulan sorulara cevap vermek istemeyebilir,
  • Sesli kitap okumama yada sınıf içerisindeki sohbetlere katılmak istememe eğiliminde olabilmektedirler

bununla birlikte nadir de olsa bazı çocuklarda duruma kaygısız davranarak takılarak konuşmayı seçebilirler.

Her iki durumda da çocuğun fikrine başvurulmalı ve seçimleri doğrultusunda hareket edilmektedir. Çocuk terapilere başladıktan sonra sınıf içerisinde nasıl davranmanız gerektiğine dair detaylı bilgi edinebilirsiniz.

Bu yaş grubundaki çocuklarda yalnızca ses tekrarları ve uzatmaları görülmez, ayrıca konuşmaya çabalarken fark edilebilir güçlük,  gerilim ve hayal kırıklığı da görülebilir. Bu yaş grubundaki çocuklar yardıma ihtiyaç duymaktadır.  Bir dil ve konuşma terapistine danışabilir ve gözlemlerinizi çocuğun ebeveynleriyle paylaşabilirsiniz. Siz, çocuğun ebeveynleri ve terapist çocuğun akıcılığının sınıftaki diğer çocuklardan farklı olduğu konusunda uzlaşırsa, bir takım olarak çocuğun kekemeliğini değerlendirmeye karar vermelisiniz.

Çocuğun kekemeliğine nasıl bir tepki vermeli ya da çocuktan sınıfta nasıl bir katılım beklenmeli? Bu sorunun cevabı her çocuğa göre değişebilir. Çok sık görülmeyen örneklerden biri çocuğun oldukça kaygısız olması ve sınıf tartışmalarına katılmaktan hoşnut olması olabildiği gibi, yine az görülen örneklerden biri de çocuğun ağlaması ve konuşmayı reddetmesi olabilir. Çoğunlukla davranışları iki uç örnek arasında gerçekleşir. Eğer çocuk bir terapist tarafından takip ediliyorsa, bu konuda ne beklemeniz gerektiği ile ilgili terapistin görüşlerine başvurun. Ayrıca, derse nasıl katılım sağlamak istediği ile ilgili öğrenciniz ile açıkça konuşun.

 

 

Öğrencinizle Konuşun ve Desteğinizi Gösterin

Öğrencinizle özel olarak konuşun. Ona tıpkı diğer yetenekleri öğrenirken yaşadığımız gibi konuşurken de bazen zorlanabileceğimizi anlatın.  Pratik yaparak gelişebileceğini söyleyin. Onun öğretmeni olduğunuzu ve kekemeliğin sizin için hiçbir sorun oluşturmadığını açıklayın.  Bu şekilde öğrencinizle konuşarak, öğrencinizin kekemeliğinin farkında olmasını ve onu kabul etmesi konusunda yardımcı olun.

Soru Sormak

Sınıfta soru sorarken, kekeme çocukların daha rahat cevap verebilmesi için şunları yapabilirsiniz.

-Başlangıçta, kekeleyen çocuk sınıfa uyum sağlayana dek daha az kelimeyle cevap verebileceği sorular sorun.

-Eğer her öğrenciye aynı soruyu soracaksanız kekeme öğrencinizin ilk olarak mı yoksa sonlarda mı cevap vermeyi tercih edeceğini öğrenin. Gerilim ve endişe bazı çocuklarda sırasını beklerken artarken, bazılarında diğer çocuklardan daha erken cevapladıklarında artmaktadır. Bu nedenle öğrencinize ne istediğini sormak önemlidir.

-Tüm sınıfa şunları hissettirmelisiniz. (1) Soruya cevap vermek için ihtiyaç duydukları kadar zamana sahip olduklarını ve (2) Sadece soruya hızlıca cevap vermeleri ile değil ayrıca cevabı yeterince düşünmeleri ile ilgilendiğinizi.

Sınıfta Yüksek Sesle Okumak

Eğer kekeme öğrenciler evde pratik yapma konusunda cesaretlendirilirse pek çoğu sınıfta yüksek sesle okuma yapmanın üstesinden gelebilmektedir. Ancak yine de öğrencinizin yüksek sesle okuma yaparken şiddetli kekemeliği oluşabilir. Birçok kekeme öğrenci bir başkasıyla ahenk içinde okuma yaparken oldukça akıcıdır. Sadece kekeme çocuğa okuma yaptırmak yerine,  bunu başka bir öğrenciyle de yaptırabilirsiniz. Kekeme öğrenciye kendini özel hissettirmemek adına okuma parçasının bir kısmını tüm sınıfa birlikte sesli olarak okutabilirsiniz. Zamanla, aşamalı olarak öğrenciniz kendine daha güvenli hale gelecek ve sınıfta yüksek sesle kitap okuma ile kendi başına baş edebilecektir.

Kekeme Öğrencinizle Dalga Geçilmesi

Bu konu kekeme öğrenciniz için incitici olabilir, bu nedenle  bu davranış olabildiğince sonlandırılmaya çalışılmalıdır.

-Eğer kekeme öğrencinizin bu davranıştan açıkça üzüldüğünü ve etkilendiğini görüyorsanız onunla birebir konuşun. Ona diğerlerinin neden dalga geçtiğini anlamasına yardım edin ve nasıl cevap vermesi gerektiği ile ilgili bir beyin fırtınası gerçekleştirin.

-Eğer belirli bir öğrencinin dalga geçtiğini görüyorsanız, onunla birebir konuşarak bu davranışının neden kabul edilemez olduğunu anlatın.

-Sorun hala devam ederse okulunuzun rehberlik ve psikolojik danışma uzmanından ya da başka bir uzmandan yardım alarak ortak bir strateji geliştirebilirsiniz.

 

Kekeme Öğrencisi Olan Öğretmenler İçin İpuçları

  1. Öğrencinize “Yavaş konuş!”, “Rahal ol.” gibi telkinlerde bulunmayın.
  2. Onunla konuşurken asla kelimelerini tamamlamayın, sınıf arkadaşlarını bu konuda uyarın.
  3. Sınıftaki tüm öğrencileri sırayla konuşma ve dinleme ve bir başkası konuşurken onu bölmeme konusunda eğitin. Tüm öğrenciler özellikle de kekemeler daha az bölünen konuşmalarda daha akıcı olabilmekteler.
  4. Kekeme olmayan öğrencilerinizden ne bekliyorsanız kekeme öğrencinizden de aynı nicelik ve niteliği bekleyin.
  5. Konuşma şekliniz aceleci olmayan, yavaş, sakin ve birçok duraksama içerecek şekilde olsun. Bu kekeme öğrencinize yardımcı olacaktır.
  6. Kekeme öğrencinize nasıl söylediğini değil, ne söylediğini dikkat aldığınızı hissettirin. (Yüz mimikleri, küçük sesler vb.)
  7. Kekeme öğrencinizle ihtiyaçları konusunda birebir konuşun. İhtiyaçları hakkında ona saygı duyun ve yerine getirmeye çabalayın.
  8. Kekemelik olgusunu utanılacak ya da farklı algılanacak bir şeymiş gibi hissettirmeyin. Kekemelik hakkında sıradan bir şeymiş gibi konuşun.