Kekemelik Nasıl Geçer ?

KEKEMELİK NASIL GEÇER

Konuşma esnasında görülen tıkanma, duraksama, takılma, kasılma gibi konuşmanın normal akışını bozan durumların geneline kekemelik denir. Kekemelikte en çok merak edilenlerden biri ise kekemelik nasıl geçer? Sorusudur. Fakat bunun öncesinde kekemeliğin türü, kekemeliğin nasıl bir gelişim sürecinin olduğu da araştırılması önem arz eden konulardandır. Kekemelik genetik olabileceği gibi sonradan da edinilebilen yanlış konuşma alışkanlığıdır.

KEKEMELİK NASIL GEÇER…?

Konuşma esnasında görülen tıkanma, duraksama, takılma, kasılma gibi konuşmanın normal akışını bozan durumların geneline kekemelik denir. Kekemelikte en çok merak edilenlerden biri ise kekemelik nasıl geçer? Sorusudur. Fakat bunun öncesinde kekemeliğin türü, kekemeliğin nasıl bir gelişim sürecinin olduğu da araştırılması önem arz eden konulardandır. Kekemelik genetik olabileceği gibi sonradan da edinilebilen yanlış konuşma alışkanlığıdır. Şöyle ki kekemelik her ne kadar genetik geçişli olsa da hiçbir bebek doğuştan konuşma yetisiyle doğmaz, öyle ise; sonradan edinilen bu konuşma alışkanlığı her hangi bir psikolojik sebepten dolayı bozulursa ( korku, şiddet, kaygı, sevgi kaybı, taciz, yangın, deprem, kaza vb.)ve bunun sonucunda beynimizin konuşma merkezi etkilenirse kişide kekemelik yada farklı bir konuşma bozukluğu görülebilir.

Bu sorunu yaşayan birçok bireye sorduğumuz da ani gelişen olayların korku ve endişelerin akabinde konuşma bozukluklarından biri olan kekemelik sorununu yaşadıklarını ifade etmektedirler.

Kekemelik tedavileri mutlaka kişiye uyarlanmalı yani bireyselleştirilmelidir. Çünkü sorunu yaşayan kişinin yaşı, cinsiyeti, ne kadar süredir bu sorunu yaşadığı, hangi olayla başladığı, yakın çevresinde konuşma bozukluğu olan bireyin olması özellikle kekeme birinin olması çözüme giden yolda önemlidir. Yukarı da bahsettiğimi gibi kişinin kekemelik sebebi psikolojik kökenli olabileceği gibi genetik kökenli de olabilir. Her iki durumda da bireye uygulanacak teknik farklı olmalıdır. Çünkü konuşma bozuklukları özellikle Kekemelik Bireysel Ele Alınması Gereken Bir Konudur.

Kişilerde ki konuşma yapısına yapılan müdahaleler kişinin sahip olduğu konuşma alışkanlığını daha akıcı hale getirmeye yönelik olarak uygulanmalıdır. Kekemelik nasıl geçer? Sorusu için cevaplanması gereken asıl soru da akıcı ve etkin konuşma yapısının bireylere nasıl inşa edileceğidir. Bu noktada mutlaka bir uzman yardımına başvurulmalıdır. Eğitimin her aşamasında mutlaka özenli ve dikkatli olunmalıdır. Yeniden kazanılan etkin ve akıcı konuşma alışkanlığının sürekliliğinin sağlanması için eğitim asla yarıda kesilmemeli ve bir uzman tarafından süreç kontrol altında tutulmalıdır. İki haftada, bir haftada yapılan eğitimlerle beklenilen kaliteli sonuçların alınamayacağı unutulmamalıdır.

Kekemelik bir hastalık ya da rahatsızlık olmadığı için sorunun özüne müdahale edebilecek bir hap ya da ilaç tedavisi yoktur. Bu sebeple kekemelik tedavisinde tercih edilen antidepresan türünde ilaçların konuşma esnasın da yaşanan kitlenme, nefessiz kalma ve tıkanmalara faydası yoktur. Kekemelik gibi artık alışkanlık haline gelmiş yanlış konuşma alışkanlıklarının ancak konuşma terapileri ile akıcı bir hâl alması söz konusudur.

Kekemelik nasıl geçer? Neler  yapıl malı? Konusuna değinecek olursak, kişinim yaşı, cinsiyeti, kekemeliğinin sebebi göz önüne alınarak uluslararası yöntemler sayesinde daha kontrollü bir konuşma alışkanlığı edinilebilir. Bunun yanı sıra bir uzman eşliğinde mutlaka dil, dudak, yanak ve en önemlisi nefes egzersizleri günlük olarak yapılmalı. Birey diyafram nefesini günlük hayatta kullanmaya yönlendirilmeli, bunun için gerekli egzersizleri yapmalı. Boğumlama ve vokal çalışmalarına yer verilmeli. Ehliyetli uzmanlar tarafından bireyselleştirilmiş konuşma terapileri uygulanmalıdır.

Kekemelik Nedir?

Kekemelik  Nedir?

Kekemelik, kelime anlamı olarak ‘Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç. ‘olarak tabir edilmektedir.

Kekemelik, kişinin tekrar kekeleme kaygısı ile konuşma sesi, sözcük, hece ya da cümleciklerin irkilme, uzatma, patlatma, yinelemeler ve zaman zaman bunların yanında bir takım yüz, el, kol ve vücut devinimleri gibi belirtilerle konuşmanın ritim ve akıcılığında oluşturduğu iletişim bozukluğudur.

Akıcı konuşmada ritim ve zamanlama büyük önem taşır. Hız, vurgulama ve doğru yerde duraklamalar açısından farklılıklar olsa da akıcı konuşmada sözcükler ve sözcük grupları kendiliğinden akar. Akıcılıkta ortaya çıkan bozukluklar, uygun olmayan duraklamalar, tekrarlar ve benzer problemler konuşmanın doğal akışını etkiler.

Artık, kişinin ne konuştuğundan çok nasıl konuştuğu dikkat çekmeye başlar. Konuşan kişi de dinleyenler gibi durumu fark ettiğinde, konuşma güçlüğüne korku ve endişe de eşlik eder. Bu durumda konuşma güçlüğü daha çok perçinlenmekle birlikte, kişinin daha çok takılmasına hatta  bazı durumlarda belirgin yüz ve vücut hareketleri konuşma çabası ile birlikte tikler de görülebilir.

 

 

 

Art-Kem Artikülasyon Kekemelik Merkezi'nde verilen hizmetlerin ve düzenlenen eğitim programlarının hiçbiri tanı ve tedavi amaçlı değildir. Site içerisinde yer alan bilgiler ziyaretçileri bilgilendirmek amaçlı olup, verilen bilgiler hiçbir şekilde başka amaçlar için kullanılamaz. Merkezimizin faaliyetlerinden tamamen sağlıklı bireyler yararlanabilmektedir. Tüm hastalıklarınız, psikolojik tanı ve tedavi gerektiren sorunlar için lütfen ilgili hekim & uzmanlara danışınız.