Çocuklarda Gelişimsel Kekemelik

Son zamanlarda sık sık sorulan sorulardan bir tanesi ‘Gelişimsel Kekemelik’ ile ‘Gerçek Kekemelik’ arasındaki farkı nasıl anlayabiliriz? sorusundan bahsetmek istiyoruz.

Çocuklar, genellikle 2-3 sözcüklü cümlelerden, çok kelimelere geçiş sürecinde yani uzun cümleler kurmaya başladıklarında kekeleme eğiliminde olabilirler. Bu süreç genellikle geçici olup, bu süre içerisinde çocuklar genellikle  normal kalıplaşmış kekemelikte görülen harf terarı (B-B-B-Benim) dan ziyade kelime tekrarı (Benim-Benim-Benim topum nerede?) olarak seyir etmektedir.

Gelişimsel Kekemelik süreci olarak adlandıran bu dönem ‘normal akıcısızlık’ olarak da bilinmektedir. Çocuklarda 2-6 yaş arasında dil gelişim anlamında hızlı bir süreç yaşanmaktadır. 2-3 kelimeli cümlelerden uzun cümlelere geçiş süreci, cümlelerin uzunluğu ve karmaşıklığı, basit cümle yapılarından yetişkin cümle yapısına doğu ilerlemekte olan çocuğun sözcük dağarcığı da bu süreç içerisinde artmaktadır. Fakat çocuğun dilbilgisel gelişimi ile üretim kapasitesi aynı olmadığından,  çocuk farklı yapıda bir çok cümleyi kurabiliyor olsa da bu bilgiyi kullanabilmesi farklı bir takım becerileri de kullanabilmesini içermektedir.

2-6 yaş grubundaki bazı çocukların konuşma esnasında aynı kelime, harf yada sözcükleri peş peşe tekrarladıkları görülmektedir. Bunun sebebi nefeslerini söylemek istedikleri cümlenin uzunluğu ile eşgüdümlü olarak kullanmamaları olabilir ya da gereksiz ve uygun olmayan yerlerde duraksamalar yapmalarından kaynaklanabilir.

Bu durum çoğu zaman çocuklar için dilbilgisel anlamda normal olarak kabul edilirken bazı durumlarda kalıcı bir problem haline dönüşebilmektedir.

Bu süreci en az hasarla yada hasarsız atlatabilmek için öncelikle mutlaka bir uzmandan destek almak gereklidir. Geçidir, geçer diyerek zaman kaybı yaşayarak kalıcı kekemelik söz konusu olan çocukların erken tanılama ve tedavi sürecinin geciktirilmesi şüphesiz ki çocuk için son derece sakıncalıdır.

Bu süreç içerisinde çocuk ile iletişim halinde olan yetişkinlerin dikkat etmesi gereken bazı hususlar;

  • Çocuğun akıcı olmayan konuşmasına dikkat çekilmemeli,
  • Çocuğun konuşması hakkında yorum yada eleştiri yapılmamalı,
  • Düzgün konuşması için çocuk uyarılmamalı,
  • Çocuğun konuşması sakince dinlenilmelidir.

Bu süreç içerisinde mümkün olduğu kadar çocukla iletişim kurarken çocukla göz kontağı kurarak konuşulmalı ve yetişkinlerin özellikle çocuk ile konuşurken sakin ve düzgün cümleler kurarak konuşması çocuk için oldukça önemlidir. Aynı zamanda bu süreçte çocuğa bol bol kitap okuyarak çocuklarımızın kelime dağarcığının artması sağlanabilir.

Artikülasyon Türleri

Artikülasyon dört başlıkta incelenebilir;

ARTİKÜLASYON TÜRLERİ
Artikülasyon dört başlıkta incelenebilir;

  • Sesin Düşürülmesi(Atlama):Atlama hatalarında sözcüklerin yalnızca bir bölümü seslendirilir. Örnek: Havlu yerine Avlu, Hüseyin yerine Üseyin, Kabak yerine Abak… gibi ses düşürülmeleri görülür.
  • Sesin Değiştirilmesi (Yerine Koyma): Sözcüğün başı, ortası yada sonundaki bir sesin yerine başka bir ses kullanılır. Örnek: Arı yerine ayı, Kitap yerine Kipat, Davul yerine Dayul, Çieçek yerine Çisek gibi.
  • Sesin eklenmesi: Sözcüklerdeki fazla sesleri içerir. Örnek: Plan-Pilan, Aşağı-Aşşağı, Atmış-Altmış, Eşek-Eşşek, Pencere-Peencere….
  • Sesin Bozulması: Sesler tam doğru olmamakla birlikte gerçeğine yakındır.Ses konuşma dilinde olmayan yeni bir ses olarak çıkarılır.Örnek: Karagöz-Kayagöz, Ekmek-Emmek, Parmak-Burmak, Götürme-Götme…Daha çok yöresel olarak çıkarılan sesler bunu örnektir.

Artikülasyonda Aileye Tavsiyeler

Artikülasyonda Aileye Düşen Görevler Büyüktür. Artikülasyon problemi yaşayan çocuklarda ailesi olarak dikkat etmeniz gereken detaylar ise şunlardır:

    Artikülasyonda aileye düşen görevler büyüktür. Konuşma problemi yaşayan çocuklarda dikkat edilmesi gereken detaylar ise  şunlardır:
  • Çocuğun akıcı olmayan konuşmasına dikkati çekmeyin,
  • ‘-Ne dedin anlayamadım? –Tekrar söyle,–Neden böyle konuşuyorsun?’ gibi söylemlerde bulunmayın,
  • Çocuğunuzun konuşma bozukluğuna üzülmeyin şimdilik onun konuşma şeklinin böyle olduğunu kabullenin, süreci normalleştirmeye çalışın,
  • Çocuğun konuşması yönünde cesaretlendirin,
  • Sosyal ortamlarda bulunmasını sağlayın,
  • Düzgün söylediği kelimelerde takdir edin,
  • Size bir şey söylemeye çalışırken dikkatinizi ona verin,
  • Ayrıca, bu konuda uzman kişilerden destek alın.

Kekemelik ve Nefes

Kekemelikte nefes sorunları, yumuşak damak ve diyafram kontrolsüzlüğü olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kekemelikte nefes sorunları, yumuşak damak ve diyafram kontrolsüzlüğü olarak karşımıza çıkmaktadır. Üst solunumun kaynaklı sakinliği kontrol edememe durumları oluşur.

Kekemelerde yanak-dudak ve diyafram uyumu bozuktur ve dolayısıyla nefessiz konuşmaya çalışmak yada konuşmaya başlamadan evvel tüm nefesin boşaltımı söz konusu olmaktadır.

Beynin anlam ve cümle kuran yeri eşit kullanılamıyor ve birinin daha önce aktif hale geliyor olması konuşma bozukluğuna yani kekemeliğe neden olabiliyor. Bu durumun düzelebilmesi için kişinin rahatlatması ve kendisini yavaşlatması, kendini kötü hissettiren faktörlerin ayıklanması ve doğru konuşmayı öğrenmesi gerekmektedir.

Kekemelik problemi yaşayan bireylerin doğru nefes almayı aynı zamanda alınan nefesin konuşma esnasında nasıl kullanılması gerektiğinin öğrenilmesi zorunlu hale gelmektedir.

Düşünce Kontrolü

Düşünceler,düşünceler

 

Düşünce                 Duygu             Davranış      Devamını Oku

Kekemelik Problemi

Kekemelik problemi yaşayan bireylerde aşağıdaki konuşma bozukluklarından bir ya da birkaçı aynı anda görülebilmektedir.

  • Normal sayılamayacak şekilde seslerin, hecelerin, sözcüklerin ve cümlelerin tekrar edilmesi; b- b-… ben, ha-ha… hayır, -inecek-inecek-inecek-inecek var… vb.
  • Sözcük, kelime ya da cümlelerin tamamlanmadan eksik bırakılması,

 

  • Yanlış nefes kullanımına ya da kararsız konuşmaya bağlı olarak sözcüklerde alışılmadık vurgulamaların ortaya çıkması, seslerde patlamalar yapılması,

 

  • Özellikle kelime başındaki seslerin olağan dışı tekrarlanması

a-a-a-adım, f-f-f-fırça, s-s-s-sarı… vb.

  • Söylenmek istenilen sesin çıkarılamaması ve konuşma sırasındaki gerginliğin atılamaması, nefesin engellenmesine ve tıkanmasına yol açar. Karşılıklı konuşmayı kontrol edebilmek için gösterilen mücadelenin işaretleri açık olarak görülebilir. Konuşmanın akıcılığı ve ritmi bozulmakla birlikte yüzde gerilim, kaş-göz oynatma, başın anî hareketleri, bütün bedende istenmeyen tikler gözlenebilir ve her ses birimi bu tıkanmalardan etkilenebilir.

 

  • Konuşmada güçlük yaşandığı anda bazen fazladan sözcük ve sesler eklenir: Aman!, ya!, yani!, şey! gibi.

 

  • Bazı ortamlarda sözcükler, konuşulan konuya uygun olmayacak şekilde dolambaçlı yollarla söylenebilir. Kekemeliği olanlar hangi sözcük ve seslerin onlar için problem yaratacağını bilirler ve bu durumdan sözcük oyunlarıyla kaçmaya çalışırlar. Ya da sözel iletişime girmeyip sessiz kalmayı tercih ederler.

 

Öğretmenlere Öneriler

Öğretmenlere Öneriler

  • Çocuğun konuşma biçimi üzerine ısrarla durmaktan kaçınılmalıdır.
  • Çocuğu korkutan, kaygılandıran nedenleri araştırarak giderilmeye çalışılmalıdır.
  • Çocuğun rahatlaması sağlanarak onda güven duygusu sağlanmalıdır.
  • Çocuğun yalnız kalması engellenerek arkadaş edinmesi ve çeşitli kuklalarla hikaye anlatılması sağlanmalıdır.
  • Şarkı, şiir gibi etkinliklere teşvik etmek gerekmektedir.
  • Çocuğun konuşmasını sabırla dinlemek, hataları ve konuşma bozukluğu üzerinde çok durulmamalıdır.
  • Gerekli durumlarda düzeltmeler yapılmalı ancak uyarılardan kaçınılmalıdır.
  • Çocuğun rahatça kendini ifade edebileceği tiyatro, spor yada hobi kurslarına yönlendirilmesini sağlamalıdır.

 

Aileye Öneriler

  • Süreç içerisinde anne-baba ve çocuğun çevresindeki bireyler SABIRLI ve bilinçli hareket etmelidir.
  • Çocuğun konuşması üzerine aşırı titizlik gösterilmemeli ve onu sakince dinlemelidir.
  • İrkilme, tutulma, tekrar ve uzatma şeklindeki konuşma özürlerini kekemelik olarak değerlendirilmemeli çocuğun kendisini kekeme olarak görmesi engellenerek bu devreyi tehlikesizce atlatması sağlanmalıdır.
  • Endişeden uzak olunmalı ve çocuk bir şey söylemek istediğinde acele ve telaşa kapılmadan söyleyebileceği kadar zaman verilmelidir.
  • Çocuğun konuşması kesilmemeli ve yardım edilmemelidir.
  • Alay ve acı şakalar disiplin aracı olarak kullanılmamalı, emir verici şekilde konuşulmamalıdır.
  • Çocuğa içten ilgi sevgi ve şevkat gösterilerek güveni kazanılmalıdır.
  • İleri kekemelik halinde, çocuğun en az şaşırdığı ve rahatça konuşabileceği durum ve şartları saptayarak bu durum ve şartlarda konuşturulmalıdır.
  • Çocuk yavaş konuştuğunda hızlı konuşmaya zorlanmamalı ve dikkati konuşma üzerine çekip onun daha çok tutulmasına sebep olunmamalıdır.
  • Kekemelik sinirsel kökene dayandığından çocuk mümkün olduğunca sinirlendirilmemeli, gergin ortamlardan ve tartışmalardan uzak tutulmalıdır.
  • Dayaktan, korkutucu tepkilerden sakınılmalı, özellikle tokat atmaktan kaçınılmalıdır.
  • Disiplinden vazgeçmeden, çocuk üzerindeki gereksiz baskılardan, katı kurallardan kaçınılmalıdır.
Art-Kem Artikülasyon Kekemelik Merkezi'nde verilen hizmetlerin ve düzenlenen eğitim programlarının hiçbiri tanı ve tedavi amaçlı değildir. Site içerisinde yer alan bilgiler ziyaretçileri bilgilendirmek amaçlı olup, verilen bilgiler hiçbir şekilde başka amaçlar için kullanılamaz. Merkezimizin faaliyetlerinden tamamen sağlıklı bireyler yararlanabilmektedir. Tüm hastalıklarınız, psikolojik tanı ve tedavi gerektiren sorunlar için lütfen ilgili hekim & uzmanlara danışınız.